KURUMSAL HALKLA İLİŞKİLER (CPR) NEDİR?

KURUMSAL HALKLA İLİŞKİLER (CPR) NEDİR?

 

Halkla ilişkilerin uygulama alanlarından biri olan kurumsal halkla ilişkiler, kurum ya da kuruluşun muhatap olduğu ve olacağı bütün hedef kitleler ile ilişkilerinin düzenlenmesini kapsar. Bu kitlelerin kuruma karşı olan bilgisizliklerini bilgiye, ilgisizliklerini ilgiye ve sempatilerini sonuç yaratacak harekete dönüştürme çabalarının bütünüdür.

 

Kurumsal Halkla İlişkiler (CPR) Nedir?

 

Daha önceki yazılarımızda halkla ilişkilerden genel manada bahsetmiş, kısaca ikiye ayırmıştık. Ancak tarafıma yöneltilen sorularla anlıyorum ki halkla ilişkiler sadece reklam boyutu ile zihinlerde kalmış ve MPR dediğimiz Pazarlama yönlü halkla ilişkiler akıllarda yer etmiştir. Bu yazımızda CPR dediğimiz kurumsal halkla ilişkilere ve görev alanlarına değinmeye çalışacağım…

Amacı doğrudan pazarlama ya da kısa vadede bir getiri olmayan, imaj, konumlandırma, sosyal sorumluluk, güven hislerine hitap etme konusu bu tarz halkla ilişkilerin konusudur.


Kurumsal halkla ilişkiler, hedef kitlelerle iletişim kurarken çift yönlü bir iletişim sürecine girer.  Kurum tarafından belirlenen araçlarla tüketiciye iletilen mesaj bu sürecin ilk yönünü oluştururken, tüketicinin mesajı algılamasının ardından vereceği tepki bu sürecin ters yöne hareket eden ikinci sürecini oluşturur.

 

Bu süreçte, medya araçlarından ve genel olarak iletişimde kamuoyu oluşturma tekniklerinden yararlanır. Kurumsal halkla ilişkilerin kullandığı teknikler ve araçlar düşünüldüğünde, klasik anlamdaki halkla ilişkilerin görevini yerine getirdiğini söyleyebiliriz.

 

Klasik halkla ilişkiler diyoruz ancak bu da epey derinliği olan bir olgudur. Zaman içerisinde halkla ilişkiler de genişlemiş, gelişmiş ve kendi kabuğunu kırmaya başlamıştır.

 

Halkla İlişkiler departmanlarının yönetsel düzeyde üstlendiği görevler ve imaj işinin tamamiyle bünyesinde olması ile birlikte kabuk hızla kırılmış ve zamanla bu 21. yüzyılın altın çocuğunu elmas haline getirmiştir.

 

Birçok kurumda halkla ilişkiler departmanları yerlerini kurumsal iletişim CEO larına bırakmaya başlamıştır. Zira bir işletmecinin iletişim bilgisi ya da bir iletişimcinin işletme bilgisi ile kendini desteklemesi ve hünerlerini yılmadan sergilemesi demek aynı zamanda kuruluşun genel anlamda halkla bütünleşmesi ve sosyalleşme demektir. Ancak bu sadece halka sunma düzeyinde olmamakta, protokol ilişkilerini de düzenlemekte, genel manada istekleri derlemekte ve kendini yenileyen bir kuruluş olmaya katkıda bulunmaktadır. Face to face iletişim dışında masa başında da bu departman bulunmaktadır. Sözleşmelerle yapılan mesajlaşmaları da içerik çözümlemesi yöntemi ile netleştirerek açığa çıkaran da kurumsal iletişim departmanıdır. Kurum ve kuruluşlarda olasılık planları da CPR görev ve sorumlulukları arasında yerini almış ve kriz planlaması olarak öne çıkmıştır.

 

İşte bu gelişmelerle Halkla İlişkiler yöneticileri artık kurumlarda kurumsal İletişim yöneticileri halini almaktadırlar… Sonunda daha başarılı bir işleyiş göze çarpmaktadır. Zira kulak verdikleri kimseler kanaat önderleridir, vazifeleri iletişim kazalarını önlemedir.

 

Sonuç olarak halkla ilişkileri sadece reklamdan, tanıtımdan ve danışmadan ibaret görmek demek ciddi bir yanılgı ve atıl kullanılan bir iş gücü demektir. Elbette her ikisi de olmalıdır. MPR de CPR de birer kol ve birer bacaktır. Eksiklikleri derhal gözle görülür gereksinimlerimizdendir.

 

Ülkemizde yeni yeni alevlenen bu sektörün de hak ettiği yere gelmesi ümidi ile sağlık, huzur ve başarı dilerim…

 

                         

                                                 MUSTAFA POTUKOĞLU
                                             ÖZEL KARATEKİN HASTANESİ
                                      İnsan Kaynakları & Halkla İlişkiler Müdürü

Yazar: Mustafa POTUKOĞLU
http://www.cankirimeva.org.tr/ sitesinden 17.04.2014 tarihinde yazdırılmıştır.